9 Nisan 2010 Cuma

Solara - Nisan 2010 Sörf Raporu



Mart’tan beri , bir cogumuz ev ortaminda kendimizi asiri derecede kararsiz hissediyoruz. Siddetli bir sekilde , bir andan otekine degisebilen gecici bir sekilde konumlanmis gibiyiz. Yasadigimiz yer; yillarca yasadigimiz yer olsa bile, ev ortamini farkli hissediyoruz. Bir seyler yerinden oynamaya basladi ve oldugundan daha az gercek ve kati gorunuyor. Bu tam olarak bizi rahatsiz ediyor.

Herseyi bildigimiz bir nokta vardir, bu his simdi de buyuk bir degisiklik surecine giriyor. Her sey tamamamen bir anda degisebilir. Hemde her hangi bir uyari olamadan. Yasamimiz bile bir anda eriyip yok olabilir. Her ne zaman biz bunu hissedersek , aritilmis bir korunmasizligi hissederiz. Bu duygu bedenimizi orten derinin bile yok oldugu hissini verebilir. Hatta bazen , yasadigimiz yerin , dis dunyadan bizi koruyacak duvarlari bile olmadigi hissine kapilabiliriz. Kendimizi asiri derecede, kendini aciga cikaran,kirilgan ve yumusak hissederiz. Bu , bizim kendimize cok nazik olamaya ihtiyac duydugumuz zamanlardir.
Derin uzuntunun guclu pariltili selleri, herhangi bir uyari olamadan bizi yikayabilir. Bu herhangi bir zamanda olabilir. Ne zaman , derin uzuntuyu hissedersek, bunu kisisel bir saldiri olarak algilamamali ve hata yaptigimiz seklinde yourumlamamaliyiz. Bu Daha cok Evren boyunca geciyor olan kolektif bir uzuntunun dalgalaridir. Bu dalgalar bizi sert bir sekilde vuruyor ve kalplerimizi açıyor ve sevgimizi derinlestiriyor. Onlar , yasamlarimizin muhurlenmis kotu alanlarini açıyor. Ozellikle , en derin ozlemlerimizin ve en kiymetli arzularimizi sakladigimiz yerleri aciga cikartmak icin geliyor. Gormeye bile cesaret edemedigimiz ruyalar icin geliyor.
Gercek bir olmak , hala bir numara onceligimizdir. Cunku bu, herseyden once gerceklestirilmek zorunda, gercek “bir” olarak ortaya cikmaya basladigimiz zaman, kendi normal yasamlarimizda oldugumuz gercek “bir” ve kisi olarak”bir” ile aramizda ki boslugu tanimaya baslariz. Bu iki “bir “aynimidir? Cogunlukla degildir Gercek parcalarimiz , takindigimiz butun rollerden ve etrafta takinilan tavirlardan ve kisiliklerden siyrilmis olandir. Kim oldugumuzu dusundugumuz , fikrinde kaybolmamak onemlidir. Kendimizi tanimlarken, gecmiste takindigimiz rolleri ,kisilikleri kullanamayiz artik.

Bizim , kendimize gunluk yasamimizda da gercek “bir” oldugumuzu her an asilamamiz gerekmektedir. Gercek “bir” ollarak dusunmeliyiz. Gercek “bir” gibi yurumeliyiz. Gercek “bir” gibi sevmeliyiz. Gercek “bir” gibi araba kullanmaliyiz. Gercek “bir” gibi is yapmaliyiz. Gercek “bir” gibi insanlarla iliskiye girmeliyiz. Gercek “bir” gibi etrafimizda ki olaylara yanit vermeliyiz. Bunu yaptigimiz zaman , her sey, muazzam gelisecektir.
Biz gittikce , gercek olanlar olarak ortaya cikarsak, sadece fiziksel vucudumuzun kralligimiz olmadigini ,ayni zamanda butun yasamimizin krallagimiz oldugunu fark ederiz. Biz bunu gordugumuz anda , kralligimizin uzerinde egemenligimizi talep etme hakkini yakalariz. Evinizin , ultra gerceklikte vahaniz olmasina izin veriniz. Gercek bir’in kralligi olmaya izin verin. Kendi bolgenizi talep edin. Evinizin etrafinda yuruyun ve gercek bir’in alani olarak onu talep edin. Gercek bir’in gozlerinden yasaminizda ki durumlari bakin. Etrafinizda ki butune bakin ve belirtin, “Ben gercek birim” .” Burasi gercek bir’in egemen bolgesidir”! Benim, gucum var, otoriteyim, benim kralligimda ozgur gecislerin hakki vardir.” Bu bizi eski yasamlarimizda hapsedilmekten kurtarir ve kullanimdan kalkmis dusuncelerden ve inanclardan ozgurlestirir. Gecmis bir kac yil boyunca , bizler uzanamiyacagimiz ayartici havuclarin pesinde kosmaktaydik. Bu sulu havuçlar, bir cok formda yeni yasamlarimiza girmis gibi gorunebilir, hayatimizin askini bulmak ya da gercek bir olmak için secim yapilmali. Bu durum , asla amacimiza ulasamacagimiz gibi hissetiriyor ve durmaksizin havuclarimiza dogru kosuyoruz ve onlara tam anlamiyla ulasamiyoruz. Yine de havucalar bize oldugumuz yeri gostermek icin iyi bir aractir, havuçları kovalarken goruslerimiz sabit olarak degisiyor ve gelisiyor.

Bizi gelistiren goruslerimizin, ileriyi gormekle ve gelecek hakkinda planlar yapmakla ilgili olmadigini anlayabiliriz. Bu, oldugnuz “Yeri” ve”An”i genisletmek icin odaklanmaktir. Burda , pencereler faalliyete gectikce ya da acildikca yapabildigimiz kadar cok sey yapmaliyiz. Sevgimizi derinlestirebiliriz. Tam olarak , gercek bir olarak ortaya cikabiliriz.


Ceviri: Filiz Quiroz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder